24 Ekim 2017 Salı

Dove Özgüven Projesi ile Türkiye’de "özgüven" hareketi başlıyor


Dove’un yeni araştırmasına göre, Türkiye’de kızların %50’si fiziksel özgüveninin yüksek olmadığını söylüyor. Kızlar kendilerine güvenmediklerinde, sosyalleşmekten çekiniyor, kararsızlık yaşıyor ve doktora gitmeyerek sağlıklarını riske atıyor. Dove Özgüven Projesi ile Türkiye’de 2020 yılına kadar 500 bin genç, özgüven eğitimleri ile buluşacak.

Dove, 14 ülkeden 10-17 yaş aralığında 5000’in üzerinde katılımcı ile kızlardaki güzellik algısı ve özgüven konularında bir araştırma yaptı. Dove 2017 Kızlarda Güzellik ve Özgüven Araştırması’na göre, dünya genelinde kızların yarısından fazlası (yüzde 54’ü) fiziksel özgüveninin yüksek olmadığını söylüyor. Türkiye’de durum global ortalamaya çok yakın. Araştırmanın Türkiye verilerine göre, Türkiye’de de kızların yüzde 50’sinin fiziksel özgüveni yüksek değil.

Veriler, dış görünüşle ilgili olarak yaşanan özgüven eksikliğinin ciddi sonuçlarını da ortaya koyuyor. Türkiye’de fiziksel özgüveni yüksek olmayan 10 kızdan 7’si aileleri ya da arkadaşları ile görüşmek, ev dışındaki aktivitelere katılmak gibi sosyalleşme faaliyetlerinden kaçınıyor. 10 kızdan 8’i bilerek yemek yemiyor hatta doktora dahi gitmeyerek sağlıklarını riske atıyor. 10 kızdan 7’si ise verdikleri kararın arkasında duramıyor, kararlarını uygulayamıyor.

Farkındalık artıyor ve kızlar artık değişim istiyor!

Dove 2017 Kızlarda Güzellik ve Özgüven Araştırması’na göre, Türkiye’de kızların yüzde 82’si, her kızın mutlaka güzel olan bir tarafının olduğuna inanıyor. Hatta Türkiye’de 10 kızdan 7’sinin, medyada gördükleri imajlar hakkındaki farkındalığı artıyor ve medyadaki imajların değiştirildiğini veya manipüle edildiğini düşünüyor. Bu düşünce reklamlarda, filmlerde ve TV’de görülen imajlar için de geçerli. Türkiye’de ve dünya genelinde 10 kızdan 7’si, bu mecralarda görülen kadın ve kızların sadece çok azının gerçek hayatta göründükleri gibi olduğunu düşünüyor.
Kızlardaki bu farkındalığı değişim isteği izliyor. Kendilerini daha iyi hissettikleri, daha özgüvenli oldukları platformlara yöneliyorlar. Örneğin, kendilerini ifade etmek ve güzelliğin geleneksel tanımlarını yıkmak için sosyal medyayı kullanıyor ve kendilerine zaman ayırmanın önemini keşfediyorlar. Kızların büyük çoğunluğu (%81), kendileri, bedenleri ve sağlıkları konusunda onları mutlu edecek aktivitelere (kitap okumak ya da spor yapmak) zaman ayırdıklarında çok daha özgüvenli hissettiklerini dile getiriyorlar.





“Hedefimiz 2020 yılına kadar Türkiye’de 500 bin gencin hayatına dokunmak”

“Dove 2017 Kızlarda Güzellik ve Özgüven Araştırması’nın sonuçlarına baktığımız zaman, özgüven arttıkça kızların güzellik ile baskılara karşı daha dirençli ve potansiyellerine ulaşmak konusunda daha kararlı olduklarını görüyoruz. Araştırma bize her ne kadar kızların giderek bilinçlendiğini gösterse de hala yapılacak çok şey olduğuna inanıyoruz diyen Unilever Kişisel Bakım Pazarlama Direktörü Alper Eroğlu, Türkiye’ye yaymak istedikleri özgüven eğitimleri hakkında ise şunları söyledi:
“Dove Özgüven Projesi dünya genelinde 2004 yılından beri uygulanıyor. Tüm dünyada ergenlik dönemindeki gençlere; kendilerine güvenmeleri, kendilerini oldukları gibi sevmeleri, dayatılan güzellik kalıplarındansa kendi yeteneklerine, becerilerine ve kişiliklerine odaklanarak özgüven inşa etmeleri yönünde eğitimler veriyoruz. Bugüne kadar tüm dünyada 20 milyon gence ulaştık. Global hedefimiz 2020 yılına kadar tüm dünyada 40 milyon gence dokunmak. Türkiye’de ise 2015 yılında Sabancı Üniversitesi Toplumsal Duyarlılık Projeleri ekibi ile başlattığımız Dove Özgüven Projesi’ne 2016 yılı itibariyle ivme kazandırdık. Şimdi, İl ve İlçe Milli Eğitim Müdürlükleri’nin onayı ile Dr. Özgür Bolat ve Toplum Gönüllüleri Vakfı’yla birlikte tüm Türkiye’de bir özgüven hareketi başlatıyoruz. Hedefimiz, 2017 yıl sonuna kadar 50 bin, 2020 yılına kadar ise toplam 500 bin gencin hayatına dokunmak”.

“Özgüven eksikliği toplumumuzda gençliğin en büyük yaralarından biri, fiziksel özgüven de bunun bir parçası. Bu yarayı tedavi etmezsek geleceğin kendi potansiyellerini keşfetmiş bireylerinden ve liderlerinden de mahrum kalırız” diyen Dr. Özgür Bolat, sözlerine şöyle devam etti: “Dove Özgüven Projesi ile gençlere, güzellik algısının bir kurgu olduğunu, bu kurguya benzeme çabasının gerçek dışı olduğunu anlatıyor, kendilerini keşfetmeleri ve oldukları gibi kabul etmeleri için onları cesaretlendiriyoruz. Özgüvenli olmak için beslenecekleri kaynakların dış görünüşleri değil; yetenekleri, becerileri, hedefleri ve hayal etme güçleri olduğunu vurguluyoruz. Özgüvenli bir toplum için özgüvenli gençler yetiştirme sorumluluğumuz ile Türkiye’yi adım adım geziyoruz”.
Toplumsal duyarlılığı yüksek ve katıldıkları eğitimlerle özgüvenleri daha da artmış Toplum Gönüllüsü gençlerin Dove Özgüven Projesi ile başka gençlere de ulaşacak olmasını çok anlamlı bulduğunu vurgulayan Toplum Gönüllüleri Vakfı Genel Müdürü Jülide Erdoğan ise şunları söyledi; “Ergenlik dönemindeki gençlerin güzellik baskısını kırabilmeleri ve özgüven konusunda farkındalıklarının artması yönünde yola çıktığımız Dove Özgüven Projesi ile gençlere, 'Kendinize güvenin!' mesajını veriyoruz. Ergenlik yıllarında gençler, bu güvenin kaynağını daha çok fiziksel özelliklerinden yakalamaya çalışıyor ve mevcut popüler değerler üzerinden kendilerini var etmeye çalışıyorlar. Bizim bu proje ile amacımız gençlerin, dayatılan güzellik kalıplarını kabul etmek yerine sorgulamalarını ve kendilerinde var olan eşsiz özellikleri ortaya çıkarmalarını sağlamak. 15 yıldır Türkiye'nin her yerinden ve farklı kesimlerden gençlerle, toplumsal duyarlılık ve sosyal sorumluluk üzerine çalışan Toplum Gönüllüleri Vakfı olarak uyguladığımız akran eğitim modeli ile gençlerin gençlere ulaşmasını destekliyor ve Dove Özgüven Projesi ile de birbirleri için pozitif öğrenme ortamı yaratacaklarına inanıyoruz. 

basın bültenidir.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder